Aşkın Türleri: İlişkiler Hep Aynı mı Kalır?



Aşkın bir son kullanma tarihi var mıdır? Yoksa ilişkilerimiz de tıpkı bizler gibi değişir, büyür, evrilir mi? Bir dönem partnerimizle daha tutku dolu yoğun bir ilişki ararken, zor bir dönemden geçerken daha güvende hissedebileceğimiz daha sahiplenici ve arkadaşça bir ilişkiyi yeğleyebiliriz. Peki bu aşkın bittiğini, bir daha o eski günlerin geri gelmeyeceğini mi gösterir?


Hayatımız boyunca ihtiyaçlarımız aşkın bizim için anlamını ve aşkı ifade ediş biçimimizi şekillendirir. Bu nedenle ilişkilerimizde de “Sen çok değiştin, artık eskisi gibi değilsin” gibi cümleler duymuş olabiliriz. Ancak her ilişkide olduğu gibi romantik ilişkilerimizde de önceliklerimiz değişebilir, her zamankinden farklı davranabilir, daha farklı iletişim kurmak isteyebiliriz.


John Alan Lee, 1971-1999 yılları arasında Toronto Üniversitesine ’sinde çalışmalarını sürdürmüş bir sosyologdur. Çoğunlukla LGBT topluluğunun sosyolojik incelemesi ve aşk ve cinsellik psikolojisi üzerine araştırmalar yapmıştır. Lee’nin (1977) klasikleşmiş ve halen geçerliliğini koruyan kuramlarından biri de insanların ikili ilişkilerindeki farklı davranış biçimlerini 6 farklı çerçeveden ele alan “Color Wheel Theory of Love” kuramıdır. Kuramında Latin ve Yunan terminolojisini kullanmayı tercih etmiştir ve aşkı renklerle özleştirmiştir. Nasıl ki bazı renkler birleşip diğer renkleri oluşturuyor ise, bazı aşk türlerinin de birleşip yeni türleri oluşturduğunu öne sürer.


Temel Aşk Biçimleri:


Eros (Tutkulu Aşk): Yunan aşk tanrısı Eros’un adı verilen bu tür aşk biçimi Romeo ve Juliet’in aşkı olarak resmedilebilir. Partnerler birbirlerine karşı güçlü duygusal ve fiziksel bir bağ beslerler ve bu nedenle birbirlerini idealize etmeye de yatkındırlar. Onlara göre partnerleri dünyadaki en güzel/yakışıklı ve çekici insandır. İlişki bir peri masalını andırır.


Ludus (Oyuncu Aşk): Bu tür aşk biçimine sahip kişiler ilişkiyi bir oyun gibi görmeye yatkındır. Partnerler ilişkinin içinde flörtöz, çapkın, eğlenceli ve bağımsız olabilirler. Kendilerini birbirleriyle tamamen uyum içinde olmak zorunda hissetmezler. Zaman zaman birden fazla partnere ilgi duyabilirler ve âşık olmak öncelikleri arasında değildir. Genellikle kısa süreli ilişkiler yaşarlar ve ciddi ilişkilerden kaçınırlar.


Storge (Arkadaşça Aşk): Yavaş yavaş gelişen ve sevginin kademeli olarak inşa edildiği, sevecen ilişki türüdür. Temelinde fiziksel çekim yerine güven ve bağlılık vardır. Ailemize ya da çok yakın arkadaşlarımıza karşı beslediğimiz sevgi olarak da düşünülebilir. Ayrıca ilişkiler zamanla Eros’dan Storage’e geçiş yapabilmektedir.


İkincil Aşk Biçimleri:


Agape (Özgeci Aşk, Eros + Storge): Bu tarz bir ilişki içerisinde bulunan partnerler özveri göstermeye yatkındırlar. Karşılık beklemeden partnerleri için birçok şey yapmaya istekli olurlar. Kıskanç veya takıntılı davranmadan nazik, şefkatli ve sahiplenici bir tutum sergilerler.


Pragma (Mantıklı Aşk, Ludus + Storge): Pragma mantığın yoğun olarak yaşandığı ve uyumun esas alındığı ilişki olarak özetlenebilir. Partnerler ilişkilerinde bir karar vermeden önce artı ve eksileri gözden geçirir, uzlaşarak hareket ederler. Romantiklik yerini kolaylığa ve elverişliliğe bırakmıştır.


Mania (Sahiplenici Aşk, Eros + Ludus): Mania, pragmanın tersine duygusal olarak çok yoğun, “delicesine âşık olma” olarak adlandırabileceğimiz bir ilişki türüdür. Partnerler birbirlerinden aşırı derecede ilgi bekleyebilirler ve birbirlerine ihtiyaç duyduklarını düşünebilirler. Ayrıca partnerlerinden sürekli ilişkiye dair kaygılarını rahatlatmalarını isteyebilirler. Bunun sonucunda ise kıskanç ve sahiplenici davranabilirler.


Aslına bakarsak hepimizin ilişkileri deneyimleme şekli biricik, kendine özel ve tek bir kategoriye sığamayacak kadar derin. Romantik ilişkilerimiz de genellikle yukarıda belirtilenler gibi bir kategoriye bağlı olmaktansa her birinden farklı elementler taşır. Bu nedenle aşkı tanımlayış ve yaşayış biçimimiz de keskin çizgilerle çevrili değildir, kiminle ilişkide olduğumuza göre ya da zamanla ilişkinin içinde değişebilir. Önemli olan partnerlerimizle açık bir iletişim içinde olmaktır. Böylelikle istekler ve ihtiyaçlar değişse de ilişki zamanla kendi dengesini bulabilmektedir.


· Buse Oldaç ·


Kaynaklar:


Lee, J. A. (1977). A typology of styles of loving. Personality and Social Psychology Bulletin, 3(2), 173–182. https://doi.org/10.1177/014616727700300204